Türkiye'de her üç yetişkinden birinin kullandığı tütün ve tütün ürünleri, bağımlıların yanı sıra dumana maruz kalanların da sağlığını tehdit ederken, kanserden kalp ve solunum yolu hastalıklarına kadar birçok sağlık sorununa ve erken ölümlere yol açıyor.
Anadolu Ajansının "Bir Nefes Bin Zehir" başlıklı dosya haberinde, tütün kullanımının yaygınlığı, pasif içicilik ve elektronik sigaranın zararları, bağımlılıkla mücadele ve sigarayı bırakmaya yönelik destekler, uzman görüşleri ve tütünün yol açtığı hastalıklarla yaşayanların deneyimleriyle ele alındı.
Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 26 Haziran'da güncellediği verilere göre, tütün vücuttaki neredeyse her organa zarar vererek kanser, kalp hastalıkları, inme ve akciğer hastalıklarının yanı sıra doğurganlığın azalması, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve erken ölüme neden olabiliyor.
Sağlık Bakanlığından edinilen bilgiye göre, Türkiye'de yılda yaklaşık 125 bin kişi tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, her 4 dakikada ortalama bir kişinin sigaradan yaşamını yitirdiği anlamına geliyor. Ölümlerin 25 binini sigara kullanmadığı halde pasif içiciliğe maruz kalanlar oluşturuyor.
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. M. Burhan Küçükoğlu, dünyada her sene 7 milyondan fazla insanın tütüne bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek, bu kişilerin 1,5 milyonunun hiç sigara içmemiş, sigara dumanına pasif maruziyet yaşamış kişiler olduğunu kaydetti.
Küçükoğlu, dünyada yaklaşık 1,2 milyar insanın tütün ve tütün mamulü kullandığını dile getirerek, "Yaklaşık 7 kişiden biri tütün mamulü kullanıyor. Bunu sadece erişkinler üzerinde hesapladığımızda da her 5 erişkinden birinin tütün mamulü kullandığını görüyoruz." diye konuştu.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, Türkiye'de her 3 yetişkinden birinin tütün ürünü kullandığını ve her yıl 100 bin kişinin tütün kullanımı ve ilişkili nedenlerle hayatını kaybettiğini bildirdi.
Pasif içiciliğin sağlık üzerindeki etkilerine de dikkati çeken İlhan, “Toplumda kendisi tütün ürünü kullanmayan, genetik risk etmeni olmayan, çalışmayan, mesleki maruziyeti olmayan, genç ama eşi, annesi, babası, iş çevresi, sosyal ortamında sigara içilen akciğer kanseri olguları o denli yüksek ki, tam bir pasif maruziyet savaşı gerekiyor.” dedi.
Uzmanlar, çocukların sigara dumanının yanı sıra daha önce sigara içilmiş ev, araç ve eşyalarda kalan zararlı kimyasallara da maruz kalabildiğine dikkati çekerek, aileleri "üçüncü el sigara maruziyeti" konusunda uyardı.
Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sinem Can Oksay, sigaranın zararlarının birinci, ikinci ve üçüncü el maruziyet olarak değerlendirildiğini belirterek, üçüncü el maruziyetin, sigara içildikten sonra duman ve zararlı kimyasalların ortamda ve kişinin üzerinde kalmasıyla çocukları etkilediğini kaydetti.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, Sağlık Bakanlığının yaklaşık 1 yıldır üzerinde çalıştığı yeni kanun teklifinin ekimde Meclis'e sunulacağını belirtti.
Yeşilayın yaklaşık 7 bin kişiyle yaptığı saha araştırmasına değinen Ergüder, kanun hazırlıklarına toplumdaki desteğin yüzde 90'ın üzerinde olduğunu belirtti.
Uzmanlar, sigara kullanımının kalp damar hastalıkları açısından önemli bir risk faktörü olduğunu, kalp krizi ve inme riskini 2 ila 4 kat artırabildiğini bildirdi.
Mehmet Akif Ersoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Cafer Panç, dünyada kardiyovasküler hastalıklar yani kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenlerinin başında geldiğini belirtirken, Uzman Doç. Dr. Ömer Taşbulak da sigara ve tütün kullanımının kardiyovasküler hastalıkların temel sebeplerinden biri olduğunu söyledi.
Sakarya'da yaşayan ve uzun yıllar kullandığı sigara nedeniyle sağ ayağındaki 3 parmağını kaybeden Osman Gülay, yaşadığı pişmanlığı anlattı.
Ömrünün büyük bölümünü çiftçilikle geçiren Gülay, sigara nedeniyle yaşadığı sağlık sorunlarının ardından kendi iradesiyle bağımlılığından kurtularak 16 yıldır dumansız hayat yaşıyor.
Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, tütünle mücadele kapsamındaki yeni düzenlemelere ilişkin toplumun algısını ölçtüklerini belirterek, "Toplum sigarayla alakalı düzenlemeye ciddi anlamda ihtiyaç duyuyor." dedi.
Dinç, bir sonraki nesilde bu kadar insanı kaybetmemek, ekonomik kayba uğramamak ve toplumsal problemle karşılaşmamak adına 2040 sonrası için "tütünsüz, bağımsız ve sağlıklı nesil" hedefi konulduğunu anlattı.
Türkiye'de 2008'de yüzde 31,2 olan toplam tütün kullanım oranı 2025'te yüzde 33,2'ye yükseldi.
Bu dönem aralığında erkeklerde tütün kullanım oranı yüzde 47,9'dan yüzde 46'ya gerilerken, kadınlarda tütün kullanımı 17 yılda yüzde 35 artarak yüzde 15,2'den yüzde 20,6'ya çıktı.
Kırklareli'nde yaşayan Mediha Kayam, Sağlıklı Hayat Merkezi'nde uygulanan tedaviyle 45 yıl içtiği sigarayı bıraktı.
Alışkanlığını bırakmanın zor olacağını bilerek mücadele ettiğini anlatan Kayam, rahat nefes almanın mutluluğunu yaşıyor.
Prof. Dr. Elif Özalkaya, gebelikte aktif sigara kullanımının yanı sıra pasif maruziyetin de anne karnındaki bebeği etkileyebildiğini belirterek, sigara dumanına maruziyette güvenli bir düzey bulunmadığını bildirdi.
Özalkaya, sigaranın mümkün olduğunca erken bırakılması gerektiğini vurgulayarak, "Bebek için de her şekilde dumansız hava sahası oluşturmamız gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
İlkokul yıllarında başladığı sigarayı 40 yıl kullanan KOAH hastası Ramiz Sırakaya, yaşadığı sağlık sorunlarının günlük hayatına ve ailesine etkilerini anlatarak gençlere sigarayı bırakmaları çağrısında bulundu.
Gençlere çağrıda bulunan Sırakaya, "Gençlerimizin, sağlıkları ve hayatları için sigaradan uzak durması lazım. Ben hastayım, şimdi hastanede yatıyorum ama bu durumdan bütün ailem etkileniyor. Eşim, çocuklarım ve torunlar da evde telaş içerisinde." diye konuştu.
Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, AA muhabirine, nikotinin yüksek bağımlılık potansiyeline sahip maddelerden biri olduğunu söyledi.
Bunun kullanımının yeterince ciddiye alınmadığını belirten Ögel, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde bağımlılığın daha hızlı geliştiğini, nikotinin ise beyinde kişinin kendini durdurma mekanizmasını bozduğunu kaydetti.
Sivas'ın Zara ilçesinde yaşayan ve 8 yaşından itibaren sigara içen 25 yaşındaki genç, geçirdiği kalp krizinin ardından son sigaralarını poliklinikte kırarak bağımlılıktan kurtuldu.
Günlük 4-5 paket sigara içen Hüseyin Kara, temmuz ayında geçirdiği kalp krizinin ardından sigarayı bırakmaya karar verdi.
Zara Devlet Hastanesindeki sigara bırakma polikliniğine başvuran Kara, son paketindeki sigaraları kırarak bağımlılıktan kurtuldu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Ombudsman'a Ulaş
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.




